Bu yıl on üçüncüsü düzenlenen If! Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali’nin programı geçtiğimiz günlerde açıklandı. 13 Şubat – 23 Şubat tarihleri arasında düzenlenecek festivalin programı bu yıl bir hayli zengin. Altın Küre Ödülleri ve Oscar adaylıklarında boy gösteren Amerikan bağımsız filmlerinden farklı ülkelere ait ödüllü belgesellere geniş bir yelpaze var karşımızda.
Festival bu yıl Keşif, Digiturk
Galaları, !f Music, Oyun, Aşk & Başka Bi’Dünya, Gökkuşağı, Sanat Hayat
İçindir, Ev, Karanlık & Köşeli, Kült, Özel Gösterimler, Sundance: Özel
Çalışma ve Türkiye’den Kısalar gibi farklı alt bölümlere ayrılmış.
Aynı zamanda 15.000 dolar ödüllü
uluslararası yarışmaya da dâhil olan filmlerinden oluşan Keşif bölümünün
yıldızı daha önce kısa film ve belgesel çalışmalarıyla dikkat çeken Clio Barnard’ın
13 yaşındaki iki arkadaşın büyüme sancılarını anlatan Bencil Dev (The Selfish Giant) isimli filmi. Bunun yanı sıra
İran’lı yönetmen Shahram Mokri’nin Balık
ve Kedi (Mahi va Gorbeh) ve Kerkük doğumlu Hisham Zaman’ın Norveç yapımı
filmi Kar Yağmadan Önce (Før snøen
faller) bu bölümün keşfedilmeyi bekleyen diğer yapımları.
Festivalin en popüler filmlerden oluşan bölümü şüphesiz Digiturk Galaları. Daha önce 2014’ün iştah kabartan filmleri isimli yazıda bahsettiğim Sınırsızlar Kulübü (Dallas Buyers Club), Rüzgâr Yükseliyor (The Wind Rises) ve İtiraf (Nymphomaniac)’ın yanı sıra James McAvoy’un tek başına sürüklediği Jon S.Baird’in çılgın filmi Pislik (Filth), Destin Cretton’un bol ödüllü filmi Short Term 12, geçen yılın en sıkı romantik komedisi Şu An Muhteşem (The Spectacular Now) ve 2010’da Submarine’le beğeni toplayan Richard Ayoade’ın Dostoyevski’nin aynı adlı romanından uyarladığı Jesse Eisenberg ve Mia Wasikowska’lı Öteki (The Double) bölümün diğer bombaları. Bunların dışında 2000 yılında çektiği Sexy Beast’in başarısını bir türlü tekrarlayamayan Johathan Glazer’ın baş döndürücü bilim kurgusu Derinin Altında (Under The Skin), son filmleri hayal kırıklığı yaratsa da Reconstruction hatırına takip etmeye devam ettiğimiz Christoffer Boe’nin son filmi Sex, Drugs & Taxation, Wong Kar Wai’nin çektiği iki dalda Oscar adayı olan Büyük Usta (The Grandmaster) ve Michel Gondry’nin yenilikçi animasyon/belgeseli Is the Man Who Is Tall Happy?’nin de görülmeyi hak eden filmler olduğunu söyleyebilirim.
Festivalin en popüler filmlerden oluşan bölümü şüphesiz Digiturk Galaları. Daha önce 2014’ün iştah kabartan filmleri isimli yazıda bahsettiğim Sınırsızlar Kulübü (Dallas Buyers Club), Rüzgâr Yükseliyor (The Wind Rises) ve İtiraf (Nymphomaniac)’ın yanı sıra James McAvoy’un tek başına sürüklediği Jon S.Baird’in çılgın filmi Pislik (Filth), Destin Cretton’un bol ödüllü filmi Short Term 12, geçen yılın en sıkı romantik komedisi Şu An Muhteşem (The Spectacular Now) ve 2010’da Submarine’le beğeni toplayan Richard Ayoade’ın Dostoyevski’nin aynı adlı romanından uyarladığı Jesse Eisenberg ve Mia Wasikowska’lı Öteki (The Double) bölümün diğer bombaları. Bunların dışında 2000 yılında çektiği Sexy Beast’in başarısını bir türlü tekrarlayamayan Johathan Glazer’ın baş döndürücü bilim kurgusu Derinin Altında (Under The Skin), son filmleri hayal kırıklığı yaratsa da Reconstruction hatırına takip etmeye devam ettiğimiz Christoffer Boe’nin son filmi Sex, Drugs & Taxation, Wong Kar Wai’nin çektiği iki dalda Oscar adayı olan Büyük Usta (The Grandmaster) ve Michel Gondry’nin yenilikçi animasyon/belgeseli Is the Man Who Is Tall Happy?’nin de görülmeyi hak eden filmler olduğunu söyleyebilirim.
Oyun isimli bölümde Mark
Cousins’ın Sinema ve Çocukların Hikayesi
(A story of Children and Film) isimli belgeseli ile Benedikt Erlingsson’un
katıldığı farklı festivallerden ödüllerle dönen komedisi Atlar ve İnsanlar (Hross i Oss) dikkat çeken yapımlar. Bunların
yanında genç yönetmen Randy Moore’un Disneyland’ı ters yüz ettiği Escape from Tomorrow merak uyandıran
bir başka film.
Bu yıl altı filmin yer aldığı
Gökkuşağı Bölümü’nde Jeffrey Schwarz’ın John Waters filmlerinden tanıdığımız
Divine’ın hayatını anlattığı I am Divine
isimli belgesel ve 80’li yılların ortasında AIDS’in, henüz bu hastalık hakkında
günümüzdeki kadar bilgi sahibi olmayan insanların ilişkileri üzerindeki
etkisini anlatan Chris Mason Johnson filmi Test
ilk bakışta göze çarpan yapımlar. 1978
yılında, darbe dönemi Brezilya’sında genç bir asker ve bir kabare sanatçısı
arasındaki aşkı anlatan bol ödüllü Dövme
(Tatuagem) ‘nin de bu bölümün ilgi çeken filmlerinden biri olduğunu
ekleyeyim.
Korku ve gerilim filmlerini bir araya getiren Karanlık & Köşeli isimli bölümde 2007’de çektiği Murder Party ile belli bir hayran kitlesi edinen Jeremy Saulnier’nin İntikam (Blue Ruin)’ı ve ABC’s of Death 2’de de yer alacak yönetmenlerden biri olan E.L.Katz’ın çeşitli festivallerden ödülle dönen kanlı filmi Ucuz Heyecanlar (Cheap Thrills) gibi filmler yer alıyor. 2009 tarihli Amer’den hatırlayacağımız Hélène Cattet & Bruno Forzani ikilisinin yeni filmi Bedenindeki Gözyaşlarının Garip Rengi (L’étrange Couleur Des Larmes de Ton Corps) ise sürpriz yapmaya aday bir yapım olarak dikkat çekiyor.
Korku ve gerilim filmlerini bir araya getiren Karanlık & Köşeli isimli bölümde 2007’de çektiği Murder Party ile belli bir hayran kitlesi edinen Jeremy Saulnier’nin İntikam (Blue Ruin)’ı ve ABC’s of Death 2’de de yer alacak yönetmenlerden biri olan E.L.Katz’ın çeşitli festivallerden ödülle dönen kanlı filmi Ucuz Heyecanlar (Cheap Thrills) gibi filmler yer alıyor. 2009 tarihli Amer’den hatırlayacağımız Hélène Cattet & Bruno Forzani ikilisinin yeni filmi Bedenindeki Gözyaşlarının Garip Rengi (L’étrange Couleur Des Larmes de Ton Corps) ise sürpriz yapmaya aday bir yapım olarak dikkat çekiyor.
Ağırlıklı olarak belgesellere yer
verilen Aşk & Başka Bi’dünya ve Sanat Hayat İçindir bölümlerinde üç yapım
öne çıkıyor: Zachary Heinzerling’in Oscar töreninde de boy gösterecek olan Genç Kız ve Boksör (Cutie and the Boxer)’ü,
Jehane Noujaim’in yine Oscar’a aday gösterilen Mısır Devrimi hakkındaki
belgeseli Meydan (Al Midan) ve Jason Osder’in Tribeca da
dahil olmak üzere birçok festivalden ödülle dönen çalışması Bırakın Yansın (Let It Burn). Bunlarla
birlikte ünlü illüzyonist Teller’ın ressam Vermeer’ın tekniklerini anlamaya
çalışan bir mucit ile ilgili BAFTA adayı belgeseli Tim’in Vermeer’i (Tim’s Vermeer) da ilgiyi hak eden başka bir
yapım.
Görüldüğü gibi bu yıl da karşımızda
oldukça yüklü bir içerik var ve tüm bu filmler arasından seçim yapmak elbette
kolay değil ama adet olduğu üzere on filmlik bir “Bunları Kaçırmayın” listesi
yapmak gerekirse -Under The Skin, The Spectecular Now ve I am Divine’ı liste
dışı bırakmanın vicdan azabı eşliğinde- aşağıdaki filmleri sıralayabilirim:
Nymphomaniac
The Double
Short Term 12
The Square
Dallas Buyers Club
The Wind Rises
The Selfish Giant
Test
Test
Blue Ruin
Filth
Not: Festival içeriği ile ilgili detaylı bilgiye ve film programına http://www.ifistanbul.com/tr/filmler/index.asp adresinden ulaşabilirsiniz)






Hiç yorum yok:
Yorum Gönder