1 Şubat 2017 Çarşamba

What !f?

Bu yıl 16'ıncısı düzenlenecek olan !f Film Festivali programı geçtiğimiz hafta açıklandı. Program, birçokları tarafından her sene olduğu gibi ayılıp bayılarak karşılansa da bu yıl benim için küçük çaplı bir hayal kırıklığı oldu ne yazık ki. Bu hayal kırıklığının başlıca sebebi ise filmlerin kalitesindeki düşüşten çok gösterime giren çoğu yapımın güncelliğini yitirmiş olmasıydı açıkçası...

Sıradan bir izleyicinin bir film festivalinden en önemli beklentileri çeşitlilik ve kalite olsa da artık istediği filme istediği zaman ulaşan gerçek sinefiller için yurtdışı gündemini anı anına takip edebilmek de büyük önem taşıyor. Her ne kadar etikliği (ve belki de yasallığı) tartışma konusu da olsa, Oscar adaylarını birkaç hafta sonra çıkacak kaliteli sürümlerini dahi bekleyemeden uyduruk DVD Screener'lar aracılığıyla izlemekten geri kalamayan bir kesim için, yurtdışında DVD & BluRay'leri aylar önce piyasaya çıkmış filmleri festivalde izlemek ne kadar çekici olabilir?


Elbette bazı filmlerin (örn. Moonlight) sinemada izlenmesi farklı bir etki yaratacaktır ancak Sausage Party ya da Everybody Wants Some!! gibi eğlencelikleri ev ortamında çoktan izlemiş bir kitle varken, bunları üstelik "Galalar" bölümünde yayınlamak ne kadar mantıklı? Planetarium, Welcome to Norway ve Buster's Mal Heart gibi şu ana dek çok da olumlu eleştiriler almamış filmlerin bu bölümde gösterilmesi de bir başka negatif nokta kuşkusuz.


Her sene birbirinden ilginç filmlerin çıktığı "Oyun" bölümünde de durum pek farklı değil. Aloys, The Fits ve Morris from America gibi filmler birçok sinemasever tarafından çoktan tüketildi. Öte yandan bu bölümün en ilginç filmi The Love Witch'in BluRay'i yurtdışında birkaç hafta içinde satışa sunulacak. Bu bakış açısıyla "Oyun"'un en ilgi çekici parçaları, Zoologiya ve Jatten olarak görünüyor.

Tüm bu olumsuzluklara rağmen festivalin benim için her yıl en heyecan verici bölümü olan "Karanlık & Köşeli", geçmiş yıllar kadar olmasa da rağmen bu yılın da en ilginç programına sahip. Sundance'teki ik gösteriminin üzerinden bir yılı aşkın bir süre geçmiş The Eyes of My Mother'ı saymazsak, The Transfiguration ve Prevenge kendi adıma kaçırmamaya çalışacağım filmler olacak (Tabi Prevenge'in Avrupa yakasında yalnızca bir Pazar günü saat 13:00'te gösterilecek olması engelini aşabilirsem).


Neticede, evet diğer festivaller arasında !f'in yeri bambaşka ve birçok sinemasever belgesel, kült film ve hatta Gala gösterimlerinde kendilerine uygun pek çok filmi izleme imkanı bulacak ancak organizasyonu yapanlardan ricam, önümüzdeki sene sabırsız izleyicilerini de biraz daha düşünüp programda güncel filmlere biraz daha fazla yer vermeleri...

"Peki bu kadar şikayet ettin, hangi filmleri izlemek isterdin?" diyen olursa da buyursunlar, aşağıda kısa bir liste yaptım onlar için...

- Endless Poetry (Alejandro Jodorowsky)
- The Young Offenders (Peter Foott)
- Réparer les vivants (Katell Quillévéré)
- Your Name (Makoto Shinkai)
- The Belko Experiment (Greg McLean)
- Le fils de Joseph (Eugène Green)
- Harmonium (Koji Fukada)
- La fille de Brest (Emmanuelle Bercot)
- Tenemos la carne (Emiliano Rocha Minter)
- Creepy (Kiyoshi Kurosawa)




Hiç yorum yok: