
"Aaa ben bu anı yaşamıştım" duygusunu her insan, "Aa ben bu filmi görmüştüm" duygusunu ise her sinema izleyicisi mutlaka tatmıştır. İşte Deja Vu bu duygulardan ilki üzerine yapılmış, izleyicisine ise ikincisini yaşatan bir film.. Yapımcıdan oyunculara çok iddialı bir kadro var karşımızda. Bir Jerry Bruckheimer - Tony Scott birlikteliğine her ne kadar temkinli yaklaşılması gerekse de bu filmde korktuğumuz başımıza gelmemiş. Özellikle Tony Scott'ın Spy Game'le yavaş yavaş başlayıp Man on Fire ve Domino'yla rahatsız edici boyutlara varan saniyelik plan değişimleri ve kamera oyunlarını bir kenara bırakması oldukça sevindirci. Oyuncu kadrosu ve performanslar da kusursuza yakın. Artık bu rollerin gediklisi olan Denzel Washington bildiğimiz gibi, Val Kilmer bayağı bir şişmiş ama gayet başarılı, Jim Caviezel ise yine 2000 yapımı Frequency'dekine benzer bir senaryo içinde fakat bu sefer "dark side"da. İlk defa izlediğim Paula Patton da bu tecrübeli isimlere ayak uydurabilmeyi başarmış.
Toparlamak gerekirse Deja Vu vadettiklerinin çoğunu izleyicisine sunmayı başaran, ele aldığı konu itibariyle kaçınılmaz olarak senaryo boşlukları barındırsa da rahatça izlenen ve sinema tarhine geçmeye aday bazı sahneler içeren (örneğin paralel zamanlı takip sahnesi) hoş bir film. İzlense iyi olur.
Toparlamak gerekirse Deja Vu vadettiklerinin çoğunu izleyicisine sunmayı başaran, ele aldığı konu itibariyle kaçınılmaz olarak senaryo boşlukları barındırsa da rahatça izlenen ve sinema tarhine geçmeye aday bazı sahneler içeren (örneğin paralel zamanlı takip sahnesi) hoş bir film. İzlense iyi olur.
1 yorum:
E gidip izleyelim o zaman... :)
Yeniden yazılmaya başlanmış
hayırlı olsun
:-x
Yorum Gönder